23 Aralık 2009 Çarşamba

aç- açı- açıl -açılım...


çok felsefi bir ürün ortaya koymak illa ayakları yere basmayan ussal dünyada kurulan ütopik fikirleri üretmek, eşyaya dokunmayan fiilleri işlemek değildir. yaşananlar dünyasındaki seçeneklerin değerlendirilmesi bile yeterli gelir. bazen basit düşünmek gerek "make it easy".
faşizmin her türlüsünü yani kazanılmayan özelliklerin üstünlük sebebi olmamasını desteklemeyenler de vardır. bunu belki şuna yorabiliriz; yeterliliği olmayan ve hayata illa bir kapı açma iddiasında bulunanların oynadıkları oyunun gerçekliğine inanıvermeleri.
birde oyunun arsız kurbanları var elbette. her zaman kendilerinin kurban olduklarını düşündükleri için hayatlarını bu şekilde devam ettirmeye, yeri geldiğinde bunu kullanıp kazanç elde etmeye bile yeltenmişler. değişen zemini ve şartları fırsat olarak değerlendirirken bile mağrur bir kurbanlık sergiliyorlar.
diğerleri arasında zaten pekte açıklanmayacak bir açılamama sorunu yok.
eskiye dönmenin kardeşliği paylaşmanın zamanı ise köprülerden geçmek lazım. eğer köprüyü kullanmazsak ömür boyu nehrin iki yakasında kalacaz.

Hiç yorum yok: