20 Mayıs 2008 Salı

Güzel Yurdum


Ülkemin Başbakanının ve ülkemin Cumhurbaşkanının eşi. Yıllarca başörtüsü mücadelesi verenler bu fotoğraflara bakıp zaferlerini mi kutlamalılar yoksa yenilgilerine mi yanmalılar. Kimisi zaferlerini kutlayacak kimisi yenilgisine yanacak. Ne düşündüğünüze, ne beklediğinize, bu karelere baktığınızda ne gördüğünüze, zihninizdeki anlam haritalarında ne canlandığına göre değişecektir elbet.
Savunma ve saldırı psikozlarından kurtulupta kendi varoluşumuzu çok ciddi anlamda sorgulamak mı gerekir acaba. İnsanın, toplumun, bir hareketin kendisini sorgulamasının özel bir zamanı elbette yoktur. Sürekli olması gereken bir iştir. Anlamlı ve tutarlı bir oluş için şarttır.
Ben şahsen başörtüsü ve kadınlar üzerinde konuşmak, tartışmak onlara elbise biçmek yerine kamusal alanda erkeklerin varlığının sorgulanmasının, anlamlandırılmasının çok yararlı olacağına inanlardanım. Onun için başörtü konusuna girmeyi uzun zamandır bırakmıştım. Ama yukardaki resim bana bazı şeyler üzerinde konuşma yasağımı bir defalığına kaldırdı. Neyse, bu yazı, bu kadar, sorun çok, çözüm belirsiz.

Hiç yorum yok: