12 Şubat 2008 Salı


DÜŞTÜĞÜN YERDEN KALKACAKSIN, EĞER İŞLER YOLUNDA GİDERSE
Büyük düşler, büyük anlatılar, büyük heyecanlar isteyen hazır olmalıdır büyüğünden yenilgilere, kaybedişlere, tükenişlere..
ve düşüşlere...
zordur düşmek. zordur onurlu bir direnişçi için yerde olmak. en büyük cezadır militan bir devrimciye. onurunu candan önce tutmayanların/tutamayanların bilemiyeceği bir duygudur. en zalimle savaşçılarla dövüşmekten daha yıpratıcıdır. kaybetmenin en çirkin, en çirkef tarafıdır.
düştüğün yerden kalkmalısın, kalkacaksan eğer,
ama unutmamak lazım her düşen mutlaka yeniden toparlanır, yeniden kendini bulur ve ayağa kalkar diye bir şey yoktur.
nice düşler yokuldu. nice düşenler havaya, toprağa, suya, ateşe karıştı,
tarihin uzun dehlizlerinde nice düşler nice düşenler dolu. kimsenin sana üzülmesini bekleme, senin yardım elini uzattılarından yardım dilenmek en korkunç çrikinliktir kendine karşı. birazda sen acımasızlaş, birazda sen oyna onlarla.
düştüğünü kabul etmek aynı zamanda yenildiğini kabul etmektir. aynı zamanda geri adım atmayı kabullenmektir.
aynı zamanda bazı mevzilerin terkedildiğine işarettir.
durmak yok, durursak düşeriz diyen şairin haklı olduğunu kabullenmektir.
dedik ya, her düşen kalkamayabiliyor. düşen düştüğü yerde kalabiliyor. düştüğün yerde yokoluşa yuvarlanabiliyorsun.
kalkmak istersen, bu seni aşacaktır. sadece senle sınırlı kalmayacaktır. kalkma isteğinde ve eyleminde bulunman seni içinde yuvarlandığın handikaptan kurtarmaya yetmeyecektir. senin dışındaki dünya, senin uzağında kaldığın tarih, seni ıskalyan toplum ve daha bir sürü şey.
yani şansın yaver gitmezse işin zor.
tablo karamsar değil, kapkaranlık.

Hiç yorum yok: