23 Şubat 2008 Cumartesi

SANCIYAN YANIM...


Sen miydin ki yabanıl çoğrafyalarda inleyen ses Sen miydin ki yürek yangınını söndüremeyen Sen miydin ki uçsuz bozkırlarda sert rüzgarlara duran beden Sen miydin ki bir güvercinin kanat çırpınışında kaybolan Sen miydin ki yıldızlarla secdeye duran Sen miydin ki hiç dönülmeyen sürgüne gönderilen Sen miydin ki dağlara vurgun olan Sen miydin ki dumanlı dağlara ağıtlar yakan Sen miydin ki sevda acısı çeken ve içine akıtan Sen miydin ki halkımın mazlum duruşu Sen miydin ki söyleyen ve hiç söylenilmeyen Sen miydin ki yarım kalmış sevdasızlıklar türküsü Sen miydin ki düğümlenmiş söz Sen miydin ki göz yaşlarında iç çeken
Biz miydik söyle;Hangisinde var olduk
Bizdik hayatı sürdürmek için hayatı dolduran anlamsızlar yığını

22 Şubat 2008 Cuma

YENİ İSLAMCI GENÇLİĞE NOTLAR
Sen farklısın, senin farkının anlamını yaratacak olan sensin. şimdilik, seni farklı kılan, Seni yeni yapan tarihsel bir olgu olarak şu anki zamanın içerisinde olman, diğerlerinden sonra gelmendir. Zamansal bir yenilik. Henüz anlam dünyasında bir yeniliğine şahit olamadık. Senden öncekilerin kullandıkları, tükettikleri, harcadıkları, içini boşalttıkları kavramlara yeni anlamar yüklemedin henüz.
yeni slogalnarını duymadık,
yeni kurumlarına şahit olmadık.
eskileri tekrar etmek istemediğini biliyoruz. Bu iyi.
Neleri yapman gerektiğini sana söyleyemeyiz ancak nelerden uzak durulacağı çok açık.
1. Büyük laflar ederken çok iyi düşün. Allah insanlara kendilerinden önce gelen kavimlere bakarak ibret almalarını emreder. Sen sakın binlerce yıl önce yaşamış Firavunlara, Karunlara, Belamlara bakarak tarihin içerisinde boğulup kalma. Senden bir kaç kuşak önce yaşamışlara bak. Geçmişlerine bak, şimdiki bulundukları noktalara bak, kıyas yap, kendine desrler çıkar. Anlamaya çalış şuçlamadan önce. Kabul etmeden önce beyninin damarlarının süzgecinden geçir.
2. Toplumunla yabancılaşma. Kavga etme. Tahkir etme, taciz etme. bu toplum, kendini beğenmeyenleri hiç sevmemiştir. Ne Tak Partiyi sevmiş, nede 80 öncesi islamcılığını.
Bireysellik ve toplumsallık arasındaki ince çizgiyi ihlal etme.
3. Mutlaka bir sanat dalında ustalaş. Kendi varoluşunuza katkıda bulunmak için uğraşın. Varolanın bunaltıcı asmosferinden içinizin derinliklerine yolculuk yapmak amacıyla uğraşın. Kendinizi ötekilere kabullendirmek için yapmayın bunları. Komplekslerden sıyrılın. Bırakın onlar Kuran öğrenerek kendilerini size kabul ettirsin ettirecekse..
4. Kalbe giden yollarını tıkama. İnsana giden kanatlatını kapama. Basit şeyler yap. Yaptıklarını gizleme. Anlat. Sizler paramiliter gençlik örgütleri değilsiniz. Hiçbir zaman kendinizi İllegal oluşumlar olarak görmeyin ve hiç bir zaman illegalmişsiniz gibi yapmayın.
5. Somut işler yapın. Başardığınızı görün. Emeğinizin karşılığını somut olarak görün ki yılgınlığa kapılmayın, bıkkınlık, umutsuzluk pençesini geçirmesin bakir topraklarınıza.
6. İslamcılığı sadece başörtüsü mücadelesi ile sınırlandırmayın. Sosyal projelerde çalışın. Siyasete bulaşın. Politika yapın. Ama bürokrasinin, siyasetin çarklarında 20 yıl sonra bulunacağınız noktayı asla unutmayın. Dipdeyken söylediklerinizi, inandıklarınızı zirvelerde dillendirmeyecekseniz, dillendir-e-meyecekseniz, bugunkülerin durumuna düşeceğinizi unutmayın.
7.Herkes kendi alanında arayışlarda, açılımlarda bulunsun. İnşaatçılar, iktisatçılar, Hukukçular ilahiyatçılığa soyunmasın. İktisatçılar olarak namazın farzlarını tartışmak değil sizin göreviniz. Sorumluluk sahibiyseniz kapitalist dünya sistemine alternatifler üretebiliyorsanız anlamlısınız. Hukukçu olarak kuyudan su çekmenin hükmünü değil, insan haklarına evrensel açılımlar yapabilirseniz başarılısınız. Aksi takdirde kendi sorumluluk alanınızı terkedip, sorumluluğunuzdan kaçmış olacaksınız.
Bir bilen olarak, yada bilge adam olarak söylemiyorum bunları. Sadece bende bunları yapmaya çalışan biriyim o kadar.

12 Şubat 2008 Salı


DÜŞTÜĞÜN YERDEN KALKACAKSIN, EĞER İŞLER YOLUNDA GİDERSE
Büyük düşler, büyük anlatılar, büyük heyecanlar isteyen hazır olmalıdır büyüğünden yenilgilere, kaybedişlere, tükenişlere..
ve düşüşlere...
zordur düşmek. zordur onurlu bir direnişçi için yerde olmak. en büyük cezadır militan bir devrimciye. onurunu candan önce tutmayanların/tutamayanların bilemiyeceği bir duygudur. en zalimle savaşçılarla dövüşmekten daha yıpratıcıdır. kaybetmenin en çirkin, en çirkef tarafıdır.
düştüğün yerden kalkmalısın, kalkacaksan eğer,
ama unutmamak lazım her düşen mutlaka yeniden toparlanır, yeniden kendini bulur ve ayağa kalkar diye bir şey yoktur.
nice düşler yokuldu. nice düşenler havaya, toprağa, suya, ateşe karıştı,
tarihin uzun dehlizlerinde nice düşler nice düşenler dolu. kimsenin sana üzülmesini bekleme, senin yardım elini uzattılarından yardım dilenmek en korkunç çrikinliktir kendine karşı. birazda sen acımasızlaş, birazda sen oyna onlarla.
düştüğünü kabul etmek aynı zamanda yenildiğini kabul etmektir. aynı zamanda geri adım atmayı kabullenmektir.
aynı zamanda bazı mevzilerin terkedildiğine işarettir.
durmak yok, durursak düşeriz diyen şairin haklı olduğunu kabullenmektir.
dedik ya, her düşen kalkamayabiliyor. düşen düştüğü yerde kalabiliyor. düştüğün yerde yokoluşa yuvarlanabiliyorsun.
kalkmak istersen, bu seni aşacaktır. sadece senle sınırlı kalmayacaktır. kalkma isteğinde ve eyleminde bulunman seni içinde yuvarlandığın handikaptan kurtarmaya yetmeyecektir. senin dışındaki dünya, senin uzağında kaldığın tarih, seni ıskalyan toplum ve daha bir sürü şey.
yani şansın yaver gitmezse işin zor.
tablo karamsar değil, kapkaranlık.

5 Şubat 2008 Salı

DUA


Ey Mustazafların Rabbi! Sen yeryüzünün zavallılarını, mahkum ve zayıf yığınlarını ve hayattan yoksun bırakılanları, (ki onlar köle arayan azgınların, çağın karanlık zulmünün, kin ve nefret cehenneminin tarihteki kurbanlarıdır, ve her zamankinden daha çok zulme ve baskıya maruz kalmışlardır) insanların önderliğine eriştireceğini ve onları dünyaya varis kılacağını irade etmişsin.İşte şimdi zamanı gelmiştir. Yeryüzü mustazafları senin vaadini gözlemekte ve beklemektedir.
Ey gaybın bilicisi olan Allah'ım Şu çağımızda sana gerçekten tapanlar yalnızca yeryüzü mustazaflarıdır.Ey yüce rabbim sen tüm meleklerini Âdeme secde ettirensin.Şimdi insanoğlunun idarecilerin ayağına kapanarak secde toprağına yüz sürdüğünü görmüyor musun?
A.ŞERİATİ